VAN (İHA) – Vanlı sanatçı Murat Özaraz tarafından açılan “Yitirilmiş Bir Yapının Anatomisi” sergisi büyük beğeni topladı.

VAN (İHA) – Vanlı sanatçı Murat Özaraz tarafından açılan “Yitirilmiş Bir Yapının Anatomisi” sergisi büyük beğeni topladı.

Aktivistler bölgenin kış turizmine dikkat çekmek için eksi 15 derece dondurucu suya girdiler Aktivistler bölgenin kış turizmine dikkat çekmek için eksi 15 derece dondurucu suya girdiler

İpekyolu Belediyesine ait Atatürk Kültür Merkezi’nde açılan sergide, yapıların inşasında kullanılan inorganik malzemelerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ele alındı. Serginin açılışında konuşan sanatçı Murat Özaraz, kainat var olduğundan bu yana üzerinde yaşamsal olarak gelişen bütün olay ve olguların bir devingenlik içerisinde sürekli değiştiğini söyledi. Bu değişimlerin genellikle insan eliyle olduğunu belirten Özaraz, “İnsanoğlu bulduğu ya da kullandığı herhangi bir şeyi (nesneyi-objeyi-aracı) sürekli geliştirme yoluna gitmiştir. Yaptığı bu faaliyetler sonucunda yaşamın giderek kolaylaştığı gözler önüne serilmiştir. Ne var ki her gelişme beraberinde olumlu sonuçlar doğurmamıştır. Bazen var olan değerlerin aşınması ve hafızalardan silinmesi söz konusu olmuştur. Bunu yapan insan, gerek hayati değerlere sahip olan gerek bir anı deryası şeklinde tasvir edilen yaşamsal kaynaklara maalesef kayıtsız kalmış ve yitirilmişliğin kaderini yaşamıştır. Günümüz insanının bu yaşamsal faktörlerden biri içinde barındıkları yapılardır” dedi.

“İnsanlık tarihine baktığımızda mağaralarda başlayan hayat, akabinde insanın pratik ve teknik olarak gelişmesi ile yerini daha modern-pragmatik-prezantabl barınma yerlerine bırakmıştır” diyen Özaraz, şöyle devam etti:

“Bu barınma ihtiyacını mimari ile harmanlarken ana öğe olan topraktan yararlanılmış, keşfedilen kalıplar vasıtasıyla toprağa farklı şekiller verilmiştir. İnsanın özü olan toprak, onları hem savunma hem de iklim şartlarına karşı barınak olarak kullanmaya olanak sağlamıştır. Bu noktada toprak yaşam kaynağı olarak insan doğasında yer edinmiştir. İnsanların ortaya çıkardığı bu toprak (kerpiç) evlerin iklimsel olarak yazın serin kışın ise sıcak yapısı insanlar tarafından keşfedilmiştir. Yaygınlaşan bu yapıların insan sağlığı üzerinde de bazı olumlu sonuçlar doğurduğuna inanılmıştır. Toprağın manyetik alanlara etkisi görülmüş ve insan bedeni bilhassa bundan etkilenmiştir. Kerpiç yapıların olduğu dönemdeki insanlarla bu yapılar üzerinde konuşulduğunda; bu yapılarda yaşayan insanların organik bir yaşam sürmeleri hasebiyle hastalıklara karşı daha korunaklı olduğu kanısı doğmuştur. Tabi insan bununla yetinmeyip farklı arayışlara girmiştir. Deneme yanılma ile geçen yaşamlarında farklı yapılar da keşfedilmiştir. Fakat yaşamsal olarak ortaya atılan devasa mimari yapılar maalesef kerpiç evleri aratmıştır. Bu devasa mimari yapıların inşasında kullanılan inorganik malzemeler insan sağlığı üzerinde telafisi zor olumsuz etkiler bırakmıştır.”

Beklenmedik doğa olaylarının gerçekleşmesi durumunda dikey mimari unsurundan kaynaklı çokça yıkım olacağının muhtemel olduğunu söyleyen Özaraz, “Sadece bununla kalmayıp insanları yalnızlığa ve bireysel bir yaşama mahkum etmiştir. Konuya farklı bir açıdan bakıldığında, bu kerpiç yapıların içindeki anıtsal yaşantıların yeni mimari yapıların ortaya çıkmasıyla ölümünün gerçekleştiği gözlenmiştir. Günümüz mimari yapılardaki anatomik çarpıklıklar, zevkten yoksun devasa yapılar hayatımızda çoktan yerini almış ve maalesef korkunç bir boyuta ulaşmıştır. Beklenmedik doğa olaylarının gerçekleşmesi durumunda dikey mimari unsurundan kaynaklı çokça yıkım olacağı muhtemeldir. Günümüz mimari unsurunun üzerinde düşünecek olursak; özü itibarıyla insan doğasını olumsuz etkilemeyecek, insanın özünün barındığı bir yapısal unsurun hayatımıza yerleştirilmesi gerekmektedir. Bunun için çağdaş yapı mimari unsurları ile primitif yapı unsurları arasında bir uyum oluşturulup yeni bir yaşam modeli devreye konulmalıdır. Böylece mutlu insan ve mutlu hayat şartları anlamında geleceğe daha ümitle bakmak temenniden öte bir yol olsun” şeklinde konuştu.

Davetliler tarafından kurdele kesimi yapılarak sergi gezildi. Serginin açılışına Prof. Dr. Lokman Aslan, Prof. Dr. Fevzi Erdoğan, Prof. Dr. Zeki Taştan, Doç. Dr. Mehmet Göktepe, Doç. Dr. Aslı Erciye Tosun, Doç. Dr. Akıl Fikret Tosun, Doç. Dr. Yahya Hiçyılmaz, Doç. Dr. Seyhan Mercan Kalaycı ve İpekyolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Necmettin Akarslan ile çok sayıda davetli katıldı.